TTB: Koronavirüse karşı hızla önlemler alınmalı

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, koronavirüs vakalarının artmasının gerisinde yaptıkları açıklamayla Sıhhat Bakanlığı’nın ve iktidarın yükümlülüklerini yerine getirmemesinin toplumunun sorumsuzluğuna kapı açtığına uyarı çekti. TTB, koronavirüse karşı çabuk önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

TTB: Koronavirüse karşı hızla önlemler alınmalı

Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi, koronavirüs vakalarının artmasının ardındaki yaptıkları açıklamayla iktidarın pademiyi yoklama edemediğini ve ölümlere niçin olduğunu söyledi.

TTB açıklamada, Sıhhat Bakanlığı’nın aşılamayı etkin kılmadığınu ve filyasyonu da adamakıllı işlevsiz bıraktığını söyleyerek, dünyada klinik olarak ihtilaflı olan favipiravir ilacının dağıtımına dönüştürdüğünü açıklama etti. Açıklamada, “Salgın yönetmek, etkisiz olduğu gösterilmiş ya da etkisi bilinmez ilaçların dağıtılması çağırmak değildir. İktidar rant aracına dönüştürdüğü bu filyasyon uygulamasını terk etmeli; başvuru formu tekrar gözden geçirilerek fonksiyonel hale getirilmeli, yaygın test uygulaması en kısa sürede ara istasyonlarla yaygınlaştırılmalıdır” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, “Günlük uygulanan deneme sayılarını yükseltmeyen, varyant analizlerini toplum ile saydam ve güncel bir biçimde paylaşmayan, yetkisiz ve işlevsiz filyasyon hizmetleri sunan, sınır geçişlerinde koruyucu önlemleri yeterli düzeyde almayan, topluma ekonomik ve sosyal destek sunmayan kısacası geçmişte de şimdi de pandemiyi değil, mahsus algıyı idare eden ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek 150.000’in üstünde fazladan ölüme sebep olan iktidar ve Sıhhat Bakanlığı, ülkenin yeni bir alevlenmeyle karşı karşıya kalmasına niçin olmuştur” denildi.

Sıhhat Bakanlığı’nın ve iktidarın yükümlülüklerini yerine getirmemesinin toplumunun sorumsuzluğuna kapı açtığına uyarı çekilen açıklamada, yapılması gereken düzenlemeler sıralandı.

“SAĞLIK BAKANLIĞI ÜLKENİN YENİ BİR ALEVLENMEYLE KARŞI KARŞIYA KALMASINA NEDEN OLMUŞTUR”

Açıklamanın tamamı şöyle:

İktidar ve Sağlık Bakanlığı, aç-kapa ve güvenlikçi sokağa çıkma yasaklarıyla bezdirdiği toplumu son her tarafta açılma kararı aldığı 17 Mayıs tarihinden itibaren hiçbir kritere uymadan maskenin çıkartılacağı açıklamasıyla büyük uyuşukluk yaratıp yanılttı. Önlemlerin gevşetileceği 17 Mayıs için nereden elde edildiği bilinmeyen 5 bin yeni olgu sayısı ile birlikte bu sayının dahi gerçekleşmediği koşullarda bütün önlemleri kaldırdı. Uluslararası girişlerde Delta varyantının yüksek olduğu ülkelere karantina uygulaması getirilmesi önerisine kulaklarını tıkayıp, ciddi bulaş kaynağı olan düğün vb. etkinlikleri serbest bıraktığı günlerden tam açılmaya salgının her tarafta artmasını defalarca birlikte izliyoruz.

Kabinenin 21 Haziran 2021 tarihli toplantısından sonradan 1 Temmuz tarihinden itibaren, pandemi gerekçesiyle devam eden sınırlamaların sona erdirileceği açıklaması üzerine hem uzmanlık dernekleri ayrıca de TTB 24 Haziran 2021 tarihinde “Delta Varyantına Yönelik Gerekli Bilimsel Önlemler Çabucak Alınmalıdır” açıklamasında yeni kararların pandemi ile mücadelede bilimsel verilere dayalı olmadığı ve salgındaki veriler ve yapılan aşı oranlarıyla; ilk önce Delta varyantı olmak üzere daha bulaşıcı yeni varyantlar da göz önünde bulundurularak salgın bitti algısı yaratılmasının fazla ağır sonuçları olabileceği konusunda yetkilileri uyarmıştı.

Neticede açılımdan 10 gün sonra vakalar artmaya başlamış, 23 Temmuz 2021 tarihi itibariyle son bir haftada vakalarda %39; ölümlerde %26 ve faal vakalarda %28 çoğaltma görülmüş; deneme pozitiflik oranı yükselmiştir. Bu artışlarla beraber aşılamaya sürat verilmesi gerekirken aşılama şipşak yavaşlamıştır. Daha önce jurnal 1.200.000’e yaklaşan birinci doz aşı sayısı 22 Temmuz 2021 tarihinde 85.000’e düşmüştür. 22 Temmuz 2021 tarihinde yayımlanan aşı verilerine göre günlük 1. doz, 2. doz, 3. doz ve toplam aşı dozunun 7 günlük ortalamaları düşmeye devam etmektedir. Daha önce haftalık ortalamaya kadar 1.200.000’e yaklaşmış toplam aşı sayısı son hafta ortalaması 480.000’e düşmüştür. Aşılamanın düşük olduğu hem turizmin yoğun olduğu illerde vaka sayıları Delta varyantının etkisi ile çabuk artmıştır. 24 Temmuz 2021 tarihi itibariyle 7 ay içinde Türkiye’de iki doz aşılı nüfus oranı %26,8; 16 yaş ve üzeri nüfus için %35,4’tür. Delta varyantı ile birlikte bundan böyle toplumsal bağışıklığı karşılamak için toplumun %85’inin aşılanması gerekirken var olan aşılanma oranı ve hızı yeni bir alevlenmeyi kılmıştır.

Salgınla mücadeleyi değil, popülist yaklaşımla göz boyamayı yeğleyen Afiyet Bakanlığı aşılamayı etkin kılmadığı gibi filyasyonu da iyice işlevsiz bırakarak dünyada hidroksiklorokin gibi klinik olarak ihtilaflı olan favipiravir ilacının dağıtımına dönüştürmüştür. Salgın idare etmek etkisiz olduğu gösterilmiş ya da etkisi meçhul ilaçların dağıtılması aramak değildir. İktidar rant aracına dönüştürdüğü bu filyasyon uygulamasını terk etmeli; tatbik tekrar gözden geçirilerek işlevsel hale getirilmeli, yaygın test uygulaması en kısa sürede ara istasyonlarla yaygınlaştırılmalıdır.

Aşı konusundaki tereddütleri gidermek bir yana şeffaflıktan kaçınarak belirsizliği derinleştiren, etkin ve bütüncül sıhhat politikaları izlemediği için bölgesel eşitsizliklerin önüne geçmeyen, toplumda aşıya güveni ve katılımı sağlamayarak yoğun ve yaygın aşılama gerçekleştirmeyen, yerel dinamiklerle işbirliğine gitmeyen, toplumun tüm kesimlerini temsilci demokratik kitle örgütlerinin, iş odalarının, sendikaların, sürece katılımını engelleyen, günlük uygulanan test sayılarını yükseltmeyen, varyant analizlerini toplum ile transparan ve güncel bir biçimde paylaşmayan, yetkisiz ve işlevsiz filyasyon hizmetleri sunan, sınır geçişlerinde koruyucu önlemleri tatmin edici düzeyde almayan, topluma ekonomik ve sosyal yardım sunmayan kısacası geçmişte de acilen de pandemiyi yok, kasten algıyı yöneten ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek 150.000’in üstünde fazladan ölüme sebep olan iktidar ve Sağlık Bakanlığı, ülkenin yeni bir alevlenmeyle aleyhinde karşıya kalmasına neden olmuştur. Britanya merkezli veri şirketi Total Analysis’ın hazırladığı “COVID Bilgi Saydamlık Endeksi”ne tarafından Türkiye’nin 100 ülke arasında 97. sırada yer alması gereksiz yere değildir. Belirsizlikten beslenerek yönetme tavrının tezahürüdür.

“12 YAŞ ÜZERİNDEKİ BİREYLER AŞI TAKVİMİNE ALINMALI”

Sağlık Durumu Bakanlığı bu tutumundan vazgeçmeli, yurttaşlarını ölüme yollamak yerine yeni salgın dalgasını mümkün olan en az hasarla atlatabilmek için TTB’nin her ortamda defalarca ortaya koyduğu tedbir ve yaklaşımlara kulak vermeli, hem bakanlık olarak aşı reddini ve tereddüdünü bireysel bir bağımsızlık yok ölümcül sonuçları olan önemli bir millet sağlığı sorunu olarak ele almalıdır. Aşı reddi bir bireysel serbest ve yargı gibi tanımlansa da bütün toplumu ilgilendiren ve ölümcül sonuçlarıyla aleyhinde karşıya olduğumuz küresel bir salgında insanları öldürme keyfiyetine dönüşmektedir. Etkin aşılama kampanyaları ile aşı hızını artırmak, aşı tereddüdünü vermek mümkünken iktidar bu yolu hiç kullanmamaktadır. Ama iktidarın yükümlülüklerini yerine getirmemesi toplumun sorumsuzluğuna kapı aralamamalıdır. Son 3 ayda enfeksiyon geçirenler haricinde aşağı belirtilmiş hususlar konusunda düzenlemeler süre kaybetmeden yapılmalıdır:

Aşılama afiyet, eğitim ve bakım evi çalışanları ilk önce edinmek üzere ülkede bütün ulus kurum kuruluşlarında ve özel kurumlarda çalışanlar için çabuk yaygınlaştırılmalı ve Delta varyantı da değerlendirilerek 2. doz mRNA aşısı düşünülmeli,

Kent içi ve şehirlerarası toplu ulaşımda, fabrikalar, atölyeler, sinema, tiyatro, stadyum, restoran, davet parkları, konaklama tesisleri, bar ve spor salonları, AVM ve ibadethaneler gibi kapalı ve kalabalık ortamlarda aşısızların hastalanma ve hastalığı çevrelerine yayılma riski göz önüne alınarak ayrıca kendilerinin hem de yakınlarının hastalanmasından sorumluluk sahibi olacakları hatırlatılmalı, yayılımın önüne geçmek için zorunlu önlemler alınmalı;

Yurtdışından gelenler için iki doz aşılı olma zorunluğu getirilmeli, aşısızlara 14 gün karantina gerekli olmalı;

Delta virüsünün dünyada dominant hale gelmesinden sonra toplumsal bağışıklığı temin etmek için toplumun %85’inin asgari iki doz aşılı olması gerektiğinden 12 yaş ve üzeri bireylerin tamamı aşılanma takvimine alınmalıdır.”

Yorum yapın

Rakı Fiyatları sıra bulucu Geçici Mail yks pdf indir instagram takipçi satın al tiktok takipçi satın al tyt deneme pdf pdf kitap indir