Daha sık balkabağı yemek için 8 bilimsel neden

Balkabağı en fazla güz ve kış aylarında tüketilse de yaz çeşitleri de olduğu için sene boyunca bulunabilmektedir. Yılın zamanına yan olarak yetiştirilen çok farklı alanlara yönlendirilmiş balkabağı vardır. Yaz aylarında kabaklar, yumuşak tohumlu hafif, ince bir kabuğa sahiptir. Kışın ise balkabağı daha tatlı ve daha kurudur, bu nedenle daha düşük su içeriğine ve kalın bir kabuğa sahiptirler. Daha uzun süre korunabilirler. Kabak pişirmenin çoğu yolu vardır. Çorbalar, tatlılar yapılır, suyu sıkılır, pişirilir, kızartılır, haşlanır, salatalara eklenir. Bazı özellikle tatlı ve sulu kabak çeşitleri çiğ olarak yenebilir. Daha sık balkabağı yemek için 8 bilimsel neden #1 Balkabağı gıda içeriği açısından zengindir. Bu sebze, A vitamini ve öncüsü karoten içeriğinde rekor sahiplerinden biridir. Hem balkabağı oldukça çok C vitamini içerir ve az daha tüm B vitaminlerini bulundurur. Tüm bunlar onu cilt, göz ve kardiyovasküler sistem için faydalı bir ürün yapar.Kabak, çekincesiz dinç bir gıda ürünü olarak adlandırılabilir. Yardımcı özellikleri, karbonhidratların, antioksidanların, vitaminlerin, minerallerin ve proteinlerin emilimini yavaşlatan yüksek lif içeriğinden kaynaklanmaktadır. İçinde az daha hiç yağ ve nişasta yoktur. 100 gr balkabağının besin içeriği: Kalori: 20 – 40 kcal Karbonhidrat: 5 – 20 gr Protein: 1 gr Lif: 3.5 gr Önerilen jurnal alımın yüzdesine tarafından vitamin ve mineral içeriği: A vitamini: Yüzde 225 C vitamini: Yüzde 25 E vitamini: Yüzde 7 B1 vitamini: Yüzde 5 B3 vitamini: Yüzde 5 B6 vitamini: Yüzde 7 B9 vitamini: Yüzde 5 Magnezyum: Yüzde 7 Potasyum: Yüzde 8 Manganez: Yüzde 9 Daha sık balkabağı yemek için 8 bilimsel neden #2 İşte balkabağının bilimsel olarak kanıtlanmış öne meydana çıkan 8 faydası: Vitaminler ve Antioksidanlar Açısından Zengindir Balkabağı geçmiş yüzyıllarda insanları sadece açlıktan değil, bununla birlikte C vitamini eksikliğine alt iskorbüt hastalığından ve A vitamini eksikliğinin neden olabileceği görme hastalıklarından da kurtardı.Keza gebe ve emzikli kadınların ihtiyacı vardır. A vitamininin ana bitki kaynağı olan ve tüketildiğinde dönüştürüldüğü karoten, adını havuçtan alır. Ancak, bir balkabağı, takriben 5 kat daha fazla karoten içerir. C vitaminine vücudumuzun birçok sistemi göre ihtiyaç duyulmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, cildi güneş ışınlarından korur, kalbe ve kan damarlarına iyi gelir, demirin emilmesine muavin olur. Keza her iki vitamin de vücudumuzu erken yaşlanmaya aleyhinde koruyan kuvvetli antioksidanlardır. Kalbin Çalışmasını Normalleştirir Balkabağındaki lif, potasyum ve C vitamini, kardiyovasküler sağlığı destekler. Kalbinize ve kan damarlarınıza iyi görmek için sodyum seviyelerini gözden geçirmek önemlidir. Çoğunlukla tuz biçiminde aldığımız bu mineral tansiyonu yükseltir. Buna rağmen incelemeler, tansiyonun yeterli potasyum tüketimi ile düşürülebileceğini gösteriyor. Balkabağı, bu mineral bakımından yüksek olan yerinde fiyatlı bir besindir. Göz Sağlığını Korur ABD Ulusal Göz Enstitüsü’ndeki araştırmacılar kadar 2019 yılında yapılan bir deney, kabakta oldukça çok bulunan E vitamini, C vitamini ve karoten bileşiminin göz sağlığını desteklediğini ve yaşa emrindeki bir rahatsızlık olan ve ciddi bozulma ya da görme kaybına kadar gidebilen makula dejenerasyonu riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdi.Bu maddelerin balkabağından daha iyi emilebilmesi için, mesela zeytinyağı gibi bitkisel yağlarla yenilmesi gerekir. Deri Sağlığını İyileştirir Balkabağının içerdiği faydalı maddeler cildi korur. Beta karoten doğal bir güneş kremi olarak anılır, ultraviyole ışığı emer ve doku hasarını azaltır. C vitamini, cildimizi sıkı, elastik ve kuvvetli yapan bir madde olan kolajen üretiminde yer alır. Şeker Hastalığı Kontrolüne Tezgâhtar Olabilir Bir grup Çinli doktor kadar 2019 yılında yapılan bir araştırma, bitki özlerinin (balkabağı polisakkaritleri) farelerde kan şekeri düzeylerini düşürdüğünü gösterdi. Egzersiz insanları kapsamadı, fakat bu maddelerin herif 2 diyabetli kişilerde hastalık yükünü azaltma potansiyelini ortaya koydu. Keza yüksek lif içeriği sayesinde balkabağı, diyabetliler için epeyce ideal bir besin grubunda sayılabilir. Gebelik Sırasında Faydalıdır Balkabağı yemekleri gebe kadınlara güvenle önerilebilir. Vücutta çoğu işlevin yerine getirilmesine asistan olan önemli miktarda folik asit içerir. Bu, hematopoezin işlevi ve özellikle gebeliğin planlama aşamasında kayda değer olan DNA’nın korunması ve trombüs oluşumunun önlenmesinde çok önemlidir.Bağışıklık Sistemini Güçlendirir Balkanakları vücudun savunmasını güçlendiren besinler açısından zengindir. Her şeyden önce, rekor beta karoten içeriği bağışıklık için fazla önemlidir. A vitaminine dönüştürüldüğünde farklı alanlara yönlendirilmiş enfeksiyonlar, virüsler ve bakterilerle savaşan beyaz kan hücrelerinin oluşumunda rol oynar. Ek olarak, bu vitamin bazı aşılara karşı antikor yanıtını iyileştirebilir. Hem bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini ve iyileşmeyi hızlandırır. Kabak çekirdeğinde bulunan çinko ise doğal bir bağışıklık artırıcıdır. Eksikliği ile lökosit üretimi yavaşlar ve vücudun enfeksiyonlara duyarlılığı artar. Balkabağının varlıklı olduğu bağışıklık uyarıcı etkiye sahip öteki yardımcı maddeler E vitamini, demir ve folik asittir. Kilo Kontrolüne Yardımcı Olur Balkabağı kilosuna uyarı edenler için idealdir. Gıda değeri yüksek olmasına karşın kalorisi düşüktür. Balkabağının yüzde 90’ı sudur, bu sayede 100 gr sebze sadece 22 kcal içerir. Ayrıca kabak, tok hissetmenizi karşılayan ve yediğiniz gıda miktarını azaltan bir lif kaynağıdır.Bu nedenle balkabağı yemekleri çoğu diyetin temelini oluşturur. En kayda değer şey onları içten şekilde pişirmektir. Örneğin, balkabağı latte ya da balkabağı turtası, taze balkabağı suyu ya da pişmiş balkabağından daha eksik faydalıdır. Tat tahsis etmek için şeker yerine tarçın, biraz Hindistan cevizi, badem ve bal kullanabilirsiniz..

Yorum yapın

Rakı Fiyatları sıra bulucu Geçici Mail tyt deneme pdf pdf kitap indir